TOPAL BİR SEVDANIN YOLCULUĞU

0

Bu şehrin çıkmaz sokaklarında,
Zorla güldürdüğüm ayak izlerine dokunmuş zaman,
Bakışların da buz kesmiş umutlar,
Hayal ürününden uyarlanmış bir çığlık sanki,
Öylesine bir sessizlik tutturmuş gidiyor gibisin.
İyisi mi kapatalım kulaklarımızı,
Duyulmasın gazeteci çocukların bağırışları; toparlan gidiyoruz,
Baksana; yıkıldı yıkılacak bu şehir direniyor/hala.

Umutlandırır beni geceleri bu semtin,
Sokak lambalarının diplerine birikmiş sitemleri.
Gökyüzünde silinmeye yüz tutmuş kanat sesleri gibi özlemlerin,
Öylesine yalın ayak heceler, kendinden geçmiş uzanıyor sanki.
İyisi mi âh etmeyelim iki gözüm haydi,
Haydi daha fazla olmadan ölüleri düşlerimin, toparlan gidiyoruz,
Baksana; battı batacak son gemi çırpınıyor/hala.

Sebepsiz satırları ötelenmiş bu şehrin,
Pazar yerine dönmüş suretleri, biri bin parça.
Söndürelim bir bir yıldızları da,
Öylesine kayıp gitsin aydınlıklar parmaklarımızın ucundan.
Ne demeye eteğinin titremesi sandım ise duvardaki gölgeyi,
Desene şu garip gönlüme olanlar olmuş.

Sus iki gözüm sus,
İyisi mi silinsin kokularımız bu şehirden, toparlan(dım), gidiyoruz,
Baksana, tükendi tükenecek tâkatim ayak sürüyor/hala…

Yazan: Şeyma Ferşatoğlu
Illüstrasyon: Anna Vecherskaia

Bu yazı 9. sayımızda mevcuttur. Tüm hakları saklıdır © 2018 Mekan Dergi.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz