SAAT SESİ

0

Yapacak bir şey kalmamış hissini verir bana, can sıkıntısıyla eşdeğerdir. Kanepeden doğrulup mutfağa gidiyorum. Elime çay bardağını almışım, yanlış seçim su bardağı olmalı. Bu antideprasanın hangi etkisi diye düşünüyorum. Can sıkıcı bir düşünce daha. Kafamı istemsizce sallıyorum. Bütün düşünceler dökülsün diye mi yapılır? Ne anlamsız hareket. Suyumu içtim. Yine gırtlağımdan çıkan o sinir bozucu ses. Sırf bu yüzden toplum içinde su içmeye çekinirim. İşte, bir zayıf yönüm daha! Başkaları ne düşünür diye suyumu kana kana içemeyecek miyim sanki. İkinci radikal kararımı alıyorum. Suyu gördüğüm ilk insanın yanında lıkır lıkır içeceğim. Söyleyeceği ilk cümleyi düşünmek geliyor ki içimden hemen bunu dağıtmak için salona gidiyorum. Telefon hala fırlattığım yerde. Instagram’ı silerek kopardığımı düşündüğüm internet bağım için kaygılanmıyorum. Çünkü henüz on dakika olmadı bile. Bu sefer dönüş yok. Hesabımı sildim. Whatsapp’ım duruyor, ne de olsa iş yeri grubumuz var. Patron ne der. Çıkamam…

Evet aldığım ilk ve en önemli radikal kararım bu sosyal medyayı hayatımdan çıkarmam. Anı yaşama isteğim. Hangi an? Bir gün yamaç paraşütü yaparsam, bunu paylaşmayacak mıyım diye sordum kendime. Evet bana özel kalacak. Ama sağda solda bilmesini istediğim kişilere lafın yerini getirip anlatırım. Paylaşmaya alıştık bir kere ne yapalım. Kurtuluş yok. Suyumdan bir yudum daha alıp kumandaya uzanıyorum. Black mirror izlemişim en son. Bu sefer gerçekten etkili oldu. 2 bin takipçiyi bir daha zor yaparım diye düşünüyorum. Bu düşünce canımı sıkıyor. İstemsiz bir hareketle ayağa kalkıp pencereye gidiyorum. Hayri bey arabasını park etmeye çalışıyor. Oldukça yaşlı bir bey, yardım etmeliyim. Bu iyiliğimi kapattığım sosyal medya hesabına bağlıyorum. Dünya gözüm açıldı. Merhaba yeni hayat diyorum. Aşağı inmişken apartmanın önünde duran kediyi seviyorum. Biri önüne mama kasesi koymuş, yeni farkettim. Üzerinden akan paslara bakılırsa burada epeydir duruyor. Gülümsüyorum. Tam üstüne basmışım, çünkü iş çıkışı eve dönüp merdivenleri çıkarken genelde instagram’da son attığım hikayeyi kimler görmüş diye bakardım. Hep aynı isimler. Hep aynı yerde duran mama kasesini görmemi engellemişler. Artık bende her sabah o kaseye bir miktar mama bırakıyorum. Etrafa bakmıyorum. Bunu kimin gördüğünün bir önemi yok…

Yazan: Merve Dalcık

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz