MERHABA AYRILIK

Ayrılık… Tek kelime, üç hece…

Ayrılık ne biliyor musun?

Yüreğinde tarif edemeyeceğin bir acı, aldığın nefesin yetmemesi, yaşıyorken ölüymüş hissi. Ayrılık tarifi imkansız olan, acısı sadece geride kalanı yakan  o amansız duygu.

Ağırdır ayrılık acısı, yaşamayana zordur anlatması. Hiç kimsenin anlayamayacağı bir his ayrılık ve göğsünün üstündeki o kalbin nasıl acıdığını hissedemeyecekler hiçbir zaman. Bir tek sen yaşayacak, bir tek sen boğuşacaksın onunla. Hani yine de yaşamadıysan izah edeyim biraz kendimce sana…

Bir ağırlık çökecek önce içine,  yaşamak istemeyeceksin. Yüreğin sıkışacak. Aldığın nefes yetmeyecek yaşamana. Gitmek isteyeceksin, kimselerin olmadığı yerlere. Ama gitmekle kurtulamayacağını anlayacaksın. Kaybolmak isteyeceksin, yalnız kalmak. Kalabalıklar arasında yok olmak. Kimse seninle konuşmasın, bir şeyler sormasın isteyeceksin. Ama soracaklar. Yanında olup seni motive etmeye kalkacaklar. ”Atlatırsın,” diyecekler, ”geçecek sabret.” Ama geçmeyeceğini çok iyi bileceksin. Zaten geçmesini  de istemeyeceksin. Onu unutmak  istemeyeceksin. İçin acıyacak o yarayla, ama yaran kapanırsa unutmaktan korkacak, onsuz yaşayamayacağını bileceksin. Her şeyde onu arayacak, herkeste onu göreceksin, herkesi ona benzeteceksin. Gittiğin yerlerde hep o aklında olacak. Onunla yaptıklarını hatırlayacaksın. ”Keşke daha fazla zaman geçirebilseydim” diyeceksin. Pişman olacaksın onu kırdığın anlara, daha az geçirdiğin zamanlara, aradığında açmadığın telefonlara, küs kalıp konuşmadığın günlere, dakikalara, saniyelere. Biraz daha diyeceksin, biraz daha zaman olsaydı da telafi edebilseydim her şeyi. Ama olmayacak.

Ne yediğin yemeğin tadı olacak eskisi gibi, ne baktığın yerde görebileceksin istediğini. Güneş ısıtmayacak seni, ay aydınlatmayacak geceni. Uyumak isteyeceksin, uyku girmeyecek gözlerine. Uykusuzluktan yorgun düşeceksin. Rüyalarında görmek isteyeceksin onu, belki kavuşuruz diye. Göremediğin her sabah sitem edecek, üzgün kalkacaksın. Onu düşünerek uyuyacak, yalvaracaksın bir kere daha görebileyim diye. Ve sonra büyüyeceksin. Onsuz kaldığın her an olgunlaşacaksın. Yaşadığın acılar, hayat değiştirecek seni. Artık her şeye daha başka bakacaksın. Her şeyde daha farklı düşüneceksin.

Geçmişi bir an olsun çıkaramayacaksın aklından, sürekli seninle gelecek. Her daim diri tutmaya çalışacaksın, içinde onun olduğu anıları. Unutmaya kalktığında kızacaksın kendine. Tekrar hatırlatacaksın . Unutursan ihanet etmişsin gibi düşüneceksin. Hep iyi yanlarını getireceksin hatırına. Kötü olan hiçbir şey olmamış gibi onu hep güzel hatırlayacaksın. Onu aramak isteyeceksin, elin telefona gidecek. Rehberde hala silemediğin numarasını görünce kahrolacaksın. Canın acıyacak, yüreğinin acısını bir tek sen duyacaksın. Kimseler anlamayacak seni. Yalnızlığınla yaşamaya alışacaksın. Her geçen gün biraz daha yalnızlaşacak, her geçen gün daha o olacaksın. İçindeki acınla birlikte hasretini de büyüteceksin.

İyiyken, mutluyken, bir nebze de kötüyken yalnızlığında daha çok özleyeceksin onu. İliklerine kadar hissedeceksin. Alışacaksın böyle yaşamaya. Yüreğinin bir köşesinde o acıyla hayata tutunmaya. Bir yanı eksik nasıl yaşarsa insan, sende öyle yaşayacaksın.

Tabii buna yaşamak denirse…

Yazan: Hande Arslan

YORUM YAZ