HER SON YENİ BİR BAŞLANGIÇTIR

0

Ağustos 2017 geldi çattı.

Aldık sırt çantalarımızı, üç minik kadın. İnanılmaz heyecanlıyız çünkü tatmadığımız bir memleket yolu var kaderimizde.

Bir bilinmezin peşine düştüğümüz o anlarda, Anadolu’nun kucağında sallanmıştık adeta. Sıcak nefesimize kadar işlemiş fakat kayalar tam anlamıyla buz serpilmişti gölgelere. Öğlenin de tam ortası gelmişken, arabamızda Levent Yüksel – Dedikodu söylemekten alıkoyamıyor kendini.

Ara sıra koroya dönüşüyorduk YÜKSEK KALDIRIMDA GÜPEGÜNDÜZ, MELAHAT’İ ALMIŞIM DA SONRA diye. Sanırım hayatımın en güzel gününü yaşıyorum demeye hakkım vardı. Sürüyorduk işte en yokuşa, ne olacaksa olsun modundaydı herkes, tatlı bir huzur hakim-di’li geçmiş zamana. Minik patika yollarına dalıyorduk arada. Her taraf meyve bahçeleriyle bezeli, şeker gibi kokuyordu hava. Hep ‘mutluluğun doruk noktasına ulaştığı o güzel an’lara bulaşan can sıkıcı şanssızlık var ya, onlardan olmayacakmışçasına ilerliyordu gün.

Yeri gelmişken söyleyeyim, günün enerjisi biz jeologlar için çok önemli olmuştur hep. O gün de her zaman olduğu gibi büyük bir sorumluluğu üzerimizde taşımanın yükü üzerimizdeydi. Bu yük manevi olarak kalsa yine iyi, kilolarca taş sırtımızda, bir elimizde harita, bir elimizde çekiç… Ayrıca defterle çanta arasında gidip gelen yoğun trafik, kalemlerin her saniye bir yana uçuşması… gibi gibi, sürekli kısır döngü halinde olan bir telaşın içerisindeydik. Ha bu arada bir de asit var, asit önemli! Bakalım kayalar köpürecek mi? Karbonatlı mı yoksa dümdüz volkanik mi? Kafamızda zaten tonlarca soru varken kesinlikle bir aksaklık yaşanmamalıydı. Üstelik yaptığımız işte girl power zihniyetiyle ilerlemek her zaman ilham verici olmuyordu. Hiç bilmediğin bir köydesin, kadınsın, savunmasızsın… Her şey bir yere kadar! Vadilerden gelen rüzgar kaybolduğunda, hissettiğin o sessizlik bile, kendinle baş başa olduğun gerçeğinin en acı resmini çizebiliyordu.

Derken olan olmuştu birden, tekerleklerden gelen gürültü bizi rüyamızdan uyandırmaya yetmişti. Şarkının kendi kendine sesini kıstığı o anlarda, pembe bulutlar koromuzu terk edip tepelerin ardına saklanmıştı bile. İmkansızın en doruk noktasındaydık sanki, ormanın içinde kalakalmıştık. Üstelik arazi çalışmalarımızın bilmem kaçıncı gününde, tüm zorluklara göğüs germişken, mutlu son için henüz çok erkendi. Birbirimizin gözlerine baktık hiç konuşmadan, herkes gergin, derin bir sessizlik vardı. Dalların bile hareketine son verdiği o anlarda, bizim Şoför Nebahat Gülsüm durur mu, göğüslemişti kocaman tekerleği, birden krikolar falan belirmişti etrafımızda. Resmen harikalar diyarını sanayiye çevirmeyi başarmıştık. Ve güçlerimizin birleştiği üç dakikalık o süreçte birden kocaman kadına dönüşmüştü herkes. Elimiz yüzümüz kendi rengini siyaha bırakmışken -siyah aslında komik bir renkmiş onu anlamıştım bu hikâyemde.-

Neyse ki baktık işler yolunda gitmeye başlamış, tekerleği halletmişiz -üstelik de mis gibi- apar topar herkes araçta yerini almıştı bile. Arka koltukta kalan elmalar ise çubuk krakerle geçen saha günlerine birebir -ilaç gibi- gelmişti. Gerekli paylaşımlar yapıldıktan sonra ısırığını alan, haritada bulunduğu konumu kontrole geçmiş, pusulamız öz güven sinyallerini çoktan vermişti. Güneş hala tepeden gülümsemeye devam ederken, bizse tırmanmaya asılmıştık daha da. Kocaman ormanlar geçilmiş, iri taş bloklarının olduğu dereler atlatılmış falan ama yüzümüzde hala yaşanılan aksaklıktan ötürü ‘vakit kaybı hüznü’ mevcuttu. Akşam olmamalıydı, akşamı sevmezdik hiç. Tabiatın dilinden anlamak adına biz yer bilimciler gün ışığına aşıktık çünkü. Aydınlık yerini karanlığa bıraktığında, kayalar gizemini geceyle bütünleştirip, daha da cevapsız soru olarak çınlıyordu kulaklarımızda.

İşte kafada dönen tüm bu karmaşa içerisinde en tepeye ulaşmışız nihayet. Bir de ne görelim, doğa en büyük sürprizini sona bırakmış bile. Umudumuzun kırılmış olduğu tam o noktada, adeta yapıştırıcı niteliğinde muazzam görsel şölenle baş başa kalıvermişiz. Ve demişiz ki içimizden;

HER SON YENİ BİR BAŞLANGIÇTIR…

Yazan: Aybikehan Kabaağıl

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz