DARÜLACEZE’DEN NOTLAR; ERCAN PİŞİRİR

Eski yıllarında denizlerin kaptanı diye nitelendireceğimiz Ercan Pişirir, şimdi Darülaceze’de dostum dediği sazı ile hem insanları duygulandırıyor hem de yüreğinde saklı kelimeleri aktarıyor…

Konuşunca günah olur, konuşunca suç olur, konuşmayınca içimizde ukde kalır…
Neresi güzel buranın? Güzel bir şeyini anlat bana. Nasıl algılarsanız öyle algılayın sorun değil ben size söyleyeyim burada hiç kimse burada olmaktan memnun değildir bir kere, hiç kimse ama hiç kimse. Neden diyeceksiniz. Bizler toplumdan dışlanmış insanlarız hiç lamı cimi yok, bu böyle. Toplumdan dışlanmış olmasak toplum bizi böyle bünyesinden koparıp atmaz. Bu ülkenin toplumundan koparılıp atılmış insanlarız.

Buraya gelen insanların bir ayağı çukurdadır, buranın iki kapısı vardır, bir ön kapı birde arka kapı, ön kapıdan gireriz 66 yaşında en gencimiz, iki sene üç sene bazıları da beş on sene daha fazla yaşar, arka kapıdan yeşil arabaya biner gideriz. Kilyos tepelerine dinlenmeye. Hepimizin kafası karma karışıktır burada ben buraya nasıl geldim. Geleni, gideni olmaz. Bazılarına geldiğini görür, imrenir, canı sıkılır. Burada kimse başkasıyla konuşmaz. Ha benim bir arkadaşım (saz) var işte bunu buldum, bununla konuşurum. Beni hiç kırmaz, hiç üzmez, ben sus deyince susar, konuş dediğim zaman da benimle beraber efkarlı efkarlı konuşur. Burası böyle, ben şanslıyım. Hayatımı, dolu dolu yaşadım, ama yanlış yaşamışım. Geceyi gündüzü fark edemedim. Aylar, yıllar saniyeler gibi gelmiş geçmiş. Bir de baktım ki gözümü açtım buradayım. Balıkçılığa hevesim vardı. Birikimimle burada, Marmara’da motor aldım. Balıkçı motoru, balıkçılık yaptım ama onu da batırdım. Son sözümü söylüyorum. Denizde değil, motoru karada batırdım. Artık ne mana çıkarabilirsen çıkar. Yani yanlış yaşadım, doğru bir hayat yaşamadım, hiç bir şey yapmadığımı fark ettim. Emekli bile yapmamışım kendimi. Yanımda çalışan bir sürü insanı emekli yaptım. Aklıma gelmedi, bol bol da kazanıyoruz. Böyle bir duruma geleceğimi fark edemedim ama dediğim gibi güzümü bir açtım buradayım. Ben de nasıl olduğunu anlamadım. Daha size söyleyeceğim iki kelime var. Buranın güzelliğine cazibesine kapılıp da, annelerinizi babalarınızı sakın böyle yerlere getirip bırakmayın. İmkanı olup da o yaşlı insanın yediği bir lokmayı çok görüp, kendi rahatı için annesini babasını buraya getirip bırakan insanların, yemin ederim iki yakası bir araya gelmez çünkü ah alırlar. Birinin tutmasa birininki mutlaka tutar. Görüyoruz da. Anlıyor musun?

Benden bu kadar inşallah ders olur okuyanlara. İsterlerse sohbet olarak okusunlar, isterlerse ne biliyim nasihat olarak okusunlar, isterlerse bir vesile olarak görsünler. Ben yaptıklarımın kefaretini ödüyorum burada.

Ve ekledi Ercan Pişirir;

Derdimi dinledim, derdimden iğrendim.
Derini dinledim, derdime imrendim…

Tarih: 26.12.2015
Yer: Darülaceze
Röportaj: Aynişah Öğretici
Sunum: Esranur Kırbaş, Zeynep Baydoğan
Fotoğraf: Zeynep Baydoğan

YORUM YAZ