BÜYÜK BİR KENT VE KÜÇÜK BİR KIZ: MOMO

1

Yaşadığınız yerdeki komşularınızın sizinle tek bir kelime konuşmadığını düşünün, ya da o kadar uzağa gitmeyelim. Yan odadaki anneniz ve babanızla konuşmanızın zaman israfı olduğunu düşünenlerle birlikte yaşadığınızı düşünün. Artık kimsenin kimseyle konuşmadığı, herkesin sadece işe gidip gelerek yaşadığı bir dünya. Her şeyden tasarruf edilerek yaratılan zamanın sadece masa başında geçirildiği bir dünya. Çok korkunç değil mi? Evet şu anda aynı şeyleri değil belki ama benzerlerini yaşıyoruz. Bu konuya dikkat çekmek için Michael Ende bu sıcacık ve masal tadında olan romanı yazmış ve bu olayı küçük bir kız çocuğu olan Momo üzerinden anlatmış. Momo, tiyatro harabesinde yaşayan küçük bir kızdır. Elinde hiçbir şeyi yoktur ama olağanüstü bir özelliği vardır, çok iyi bir dinleyicidir. Çevresindeki arkadaşları, komşuları ona gelir ve dertlerini anlatırlar. Ama bir gün duman adamların ortaya çıkmasıyla insanların tüm zamanı biter ve değil Momo’yla, birbirleriyle dahi konuşmazlar. Bu sebeple Momo elindeki çiçek, koltuğunun altındaki kaplumbağa ve gizemli Hora Ustanın da yardımıyla duman adamlar ordusunun karşısına dikilir.

Momo’nun bu onurlu mücadelesi biz okuyanlara çok şey anlatıyor. En başta sevdiğimiz şeylerinden vazgeçerek, kendimize zaman ayırdığımız şeylerden vazgeçerek kazandığımız zaman ve paranın bir öneminin olmadığını, insanın sadece paraya değil arkadaşlıklara dostluklara da ihtiyacı olduğunu anlatıyor. En önemlisi de anlatmaya. Çünkü insanlar sıkıntılarını, dertlerini dinleyebilecek birini arar her zaman ve hayatın bu keşmekeşliği içinde buna sahip olmaları çok zor. Şöyle bir geçmişimize bakalım zaman çok çabuk geçmedi mi? Ne getirdik bu yıllara, ne kaldı elimizde geçmiş yıllardan. Birkaç fotoğraf belki bir günlük. Neden bu acelemiz? Neden hayatı bu kadar sonsuzmuş gibi yaşıyoruz. Sizce de artık kendimize zaman ayırmanın vakti gelmedi mi? Bir kitap okumak ya da bir hayvan sevmek, uzaktaki bir dostumuzu arayıp hâl hatır sormak ne zamandan beri bu kadar zor oldu. Bunları yapmak zaman kaybı olamaz çünkü ”zaman, yaşamanın kendisidir. Ve yaşamın yeri yürektir.” Eğer bizi mutlu eden şeyleri yapıyorsak zaten güzel bir hayatımız ve gerekli zamanımız hep olur. Hayatınızda her zaman dertlerinizi, sıkıntılarınızı dinleyecek Momo gibi bir dost edinmeyi unutmayın. Çünkü ”Momo, her şeyi dinlerdi. Bazı akşamlar, bütün arkadaşları evlerine döndüğü zaman, o tek başına yıldızlı gök kubbenin altına taş basamaklara oturur ve o görkemli sessizliği dinlerdi.”

Yazan: Melis Şevval Gündüz

1 YORUM

  1. CANIM ARKADAŞIM HAYATI VE OKUDUĞUN KİTABI ÇOK İYİ BAĞDAŞTIRIP YORUMLAMIŞSIN TEBRİK EDİYORUM SEVEREK OKUDUĞUM BİR YORUM OLDU 🙂

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz