BRANDON SANDERSON’DAN ‘STEELHEART’

Steelheart, Türkçe ’de “Çelik Kalp” anlamına gelen bu kelime, daha kitaba başlamadan bize kitap hakkında birkaç ufak bilgi fısıldıyor bile.

Kitap okumaya sanırım herkes gibi bende ortaokulda Türkçe öğretmeninin zoruyla başladım. Burada çok önemli bir nokta vardır ki, bu zorlamayla başa çıkıp kendinizi bilginin sonsuzluğuna bırakırsanız zaten kendinizi oraya ait hissetmeye başlarsınız. Tam da bu noktada kendimi bırakıp o sürüklenişte bu kitaba rastladım. Kitap keşfine daha yeni başlamışken en sevdiğiniz türü bulmak bir hayli zordur ve bazen bunu yıllarca bulamazsınız bile. Fakat ben bu kitapla birlikte, daha ilk kitap okuma evrelerimde en sevdiğim türü bulmuş oldum; bilim kurgu ve fantastik. Bana göre fantastik kurgunun en yüksek seviyede hissedildiği bu kitap, herkesin fantastik kitaplara tutkusunu değiştirecek ve sıkı sıkıya bağlanmasını sağlayacak bir kitaptır.

Bir de yazarı Brandon Sanderson olunca tadından yenmiyor… Yazarın kalemine, tutkusuna ve ütopik hayal dünyasına hayran kalıyorsunuz.

Dünyanın üstüne çöken felaketin, yani gökyüzünde beliren bir cismin üzerinden yıllar geçmesiyle birlikte Epik adındaki fantastik canavarlar ortaya çıkmaya başlar. Epikler, sıradan insanların dönüşüm geçirerek, her birinin tıpkı süper kahramanlar gibi farklı güçlere bürünmesiyle oluşurlar. Fakat bu Epikler hiç de dost değillerdir.

Baş kahramanımız David, sekiz yaşında iken babasıyla birlikte gittikleri bankaya, Deathpoint adındaki bir Epik saldırır. Deathpoint gibi Epiklerin bu tarz olaylarda bulunmalarının yegane sebebi güç gösterisidir ve bundan zevk duyarlar. Dünya işte tam da böyle bir felakete dönüşmüştür. Artık Epikler yasaların üzerinde tutuluyordur.

Deathpoint ’in bankaya saldırısının ve rastgele insanlara zarar vermeye başlamasının ardından bankaya Steelheart adındaki ‘temel yenilmezliğe’ sahip olan bir Epik gelir. David o zamanlar onun mükemmeliyetin simgesi olduğunu düşünür. Ta ki Steelheart, babasını gözünün önünde öldürene dek…

Her zaman iyi Epiklerinde var olduğuna ve bir gün insanlığı zalim Epiklerin elinden kurtaracaklarına inanan babasının ölümünü izleyen David, o günden sonra Steelheart’ın zayıf tarafını bulacağına ve onu öldüreceğine ant içer. Çünkü her Epiğin ne olursa olsun bir zayıf tarafı vardır.

Yazarın kurgusu kesinlikle alışılagelmedik ve beklentinin üzerindeydi. Yazar öyle bir dünya yaratmış ki, kitabın içinde kim sahte kim gerçek, kitabın sonuna kadar anlayamıyorsunuz. Mizahi tarafını da zaman zaman ortaya çıkaran David, aynı zamanda akıllı ve önüne ne zorluklar çıkarsa çıksın savaşından vazgeçmeyen güçlü karakteriyle, kendine hayran bırakmayı başaran bir karakter oldu.

Yazarın dünya dışı bu kurgusuyla kendinizi ütopik sonsuzlukta sürüklenmeye bırakın… Bırakın, etrafınızdaki her şey olağan seyrinde devam ederken, siz zamanın dışında evrenselliğe ulaşın.

Yazan: Özge Laçin

YORUM YAZ