BİLİM ADAMI: STEPHEN HAWKING

0
Cambridge Üniversitesi matematik-fizik profesörü Stephen W. Hawking

Bahsettiğimiz bilim adamı vücudu sakat, tekerlekli sandalyede yaşamaya mahkum, konuşma özürlü ve fakat beyni mükemmel çalışan, çevresi ile iletişimi, teknolojinin geliştirdiği elektronik özel bilgisayarıyla kurabilen süper-düşünür, Cambridge Üniversitesi matematik-fizik profesörü Stephen W. Hawking’in yaşam öyküsünden bahsediyoruz. 1942 yılında İngiltere’de dünyaya gelen Hawking’in yaşamı, çocukluk ve gençlik yıllarında neşeli ve zeki özellikleriyle normal olarak devam ediyordu. 1965 yılında evlendiği kız arkadaşı, dilbilim öğrencisi Jane Wilde ile mutlu bir aile yaşantısında iki oğlu ve bir kızın dünyaya geldi. Ancak o yıllarda ALS (Amnyotrophic Lateral Sclerosis) yani ”motor nöron” hastalığına yakalandı. Bu hastalık hayatının sıkıntılı, tekerlekli sandalyeye mahkum sürecinin de başlangıcıydı. Bu hastalığa rağmen, her zaman kendini geliştirmeye ve insanlara keşfettiği tüm bilgileri aktarmaya devam etti. 14 Mart günü aramızdan ayrılan Stephen Hawking’in hayatını ve hayatından kesitleri sizler için derledik…

Güçlü ve renkli espri anlayışıyla bir bilim elçisiydi ve çalışmalarına halkın rahat erişebilmesi için uğraştı. Çok sayıda televizyon programına katılan Hawking, sentezlenen sesinin de birçok kayıtta kullanılmasına izin verdi. Stephen William Hawking, 8 Ocak 1942’de Oxford’da doğdu. Biyolog olan babası, annesiyle birlikte Almanya’da bombardımanlardan kaçıp Londra’ya taşınmıştı. Oxford Üniversitesi’ni birincilikle bitirip Cambridge Üniversitesi’nde kozmoloji (evren bilimi) doktorası yaptı. Gençliğinde at biniyor, kürek sporuyla ilgileniyordu. Ama Cambridge’teyken motor nöron hastalığı teşhisi kondu ve vücudunun işlevini neredeyse tamamen yitirdi.

Hawking Cambridge Üniversitesi’nde doktora yaparken motor nöron hastalığına yakalandı.

Doktorlar, 1964 yılında ilk eşi Jane ile evlenme hazırlığı yapan Hawking’in iki ya da üç yıl ömrü kaldığını söylüyordu. Ama rahatsızlığı beklenenden daha yavaş ilerledi. Çiftin üç çocukları oldu. Geçirdiği soluk borusu ameliyatı nedeniyle sesini de yalnızca ses birleştirici cihazla kullanabilmesine rağmen 1988’de evren bilimi rehberi olan Zamanın Kısa Tarihi: Büyük Patlamadan Karadeliklere kitabını yazdı. Kitap, 10 milyondan fazla kopya sattı ama Hawking, bunun ‘hiç bitmeyen en popüler kitap’ olduğunun farkındaydı.

Stephen William Hawking’in kaleme aldığı ‘Zamanın Kısa Tarihi: Büyük Patlamadan Karadeliklere’ adlı eseri.

Hawking, kara deliklerin kuantum fiziğinin izin verdiği ölçüde dalgalanmasıyla yarattığı enerji parçacıklarının etkileşip birbirlerini yok etmesiyle ilgili yaptığı ve ‘Hawking Radyasyonu’ olarak bilinen teoriyi keşfetti. İngiliz bilim insanı çözümleri hesaplama veya deney yapmadan görselleştirme yeteneğiyle biliniyordu. Belki de en ilgi çekici olan, evrenin belirlenen yasalara göre geliştiğini söylediği ‘Her şeyin teorisi’ydi. ”Bu yasaların tamamı bize evrenin nasıl doğduğuna ilişkin sorulara yanıt verebilir” dedi Hawking. ”Evren nereye gidiyor, bir sonu olacak mı? Eğer olacaksa nasıl sona erecek? Eğer bu soruların yanıtlarını bulursak, Tanrı’nın zihnini de anlamış oluruz.”

Stephen William Hawking eşi ve çocukları ile beraber.

POPÜLER KÜLTÜRÜN PARÇASI…

Hawking popüler kültürün de parçasıydı. The Simpsons çizgi filminde Homer karakteriyle yan yana resmedilmiş, BBC’nin komedi dizisi Red Dwarf’ta kendini oynamış, Uzay Yolu II: Yeni Nesil (Star Trek: New Generation) filminde hologramı yer almıştı. Pink Floyd rock grubu da, 1994 tarihli The Division Bell adlı albümlerindeki Keep Talking şarkılarında Hawking’in mekanik sesini kullandı. Stephen Hawking, Cambridge Üniversitesi’nde matematik profesörü olarak çalışmaya devam etti, 2011 yılında Ceviz Kabuğundaki Evren (The Universe in a Nutshell) kitabını yayımladı.

Cambridge Üniversitesi matematik-fizik profesörü Stephen W. Hawking

İngiliz kuramcı, hastalığının kendisine bazı faydaları olduğuna inanıyordu, rahatsızlanmadan önceki hayatından ‘sıkıldığını’ söylemişti. Hastalığı nedeniyle birilerinin bakımına muhtaçtı. Kendisine 20 yıldan uzun bir süre bakan eşine duyduğu saygıyı her fırsatta dile getiriyordu. Eşini, 1995’te evlendiği bir hemşire için terk etmesi yakınları ve arkadaşları için şaşırtıcı olmuştu. Hawking, 2000 yılından sonra Cambridge’teki Addenbrooke Hastanesi’ni çeşitli rahatsızlıkları nedeniyle sık ziyaret etmeye başladı. Hawking’in yıllarca sözlü ve fiziksel olarak istismar edildiği iddiaları üzerine polis, çevresindeki bazı kişileri sorguladı. Elektrikli tekerlekli sandalyesini çoğu zaman dikkatsizce kullandığı bilinen Hawking, vücudundaki yaraların fiziksel istismardan kaynaklanmadığını söylüyordu. İddialarla ilgili herhangi bir işlem yapılmadı.

Stephen William Hawking ve eşi Jane Hawking

İngiliz profesör, 2007 yılında özel geliştirilen bir uçağın içinde yer çekimi olmayan ortamı deneyim eden ilk felçli kişi oldu. Hawking bunu, uzay seyahatine ilgiyi artırmak için yaptığını söyledi. Hawking uzayla ilgili görüşlerini şöyle dile getirmişti: ”Yeryüzündeki yaşamın, aniden çıkabilecek bir nükleer savaş, genetiği değiştirilmiş bir virüs gibi felaketler ve giderek artan başka tehlikelerle yok olma tehdidiyle karşı karşıya olduğuna inanıyorum. İnsanoğlunun uzaya gitmediği sürece bir geleceği olduğunu sanmıyorum. Bu yüzden, insanların uzaya ilgi duymasını teşvik etmek istiyorum.”

Hawking’in hayatı ilk eşi Jane Hawking’in tanıklıkları ve yaşadıklarına dayandırılan bir filmle beyaz perdeye taşındı. The Theory of Everything (Her Şeyin Teorisi) adlı film 2014 yılında vizyona girdi. Hawking, kendisini oynayan Eddie Redmayne ile role hazırlık sürecinde bir araya geldi.

Stephen William Hawking ve Eddie Redmayne

Discovery Channel’daki bir programda Hawking, başka bir yerlerde bir hayat olduğunu düşünmenin mantıklı olduğunu söyledi, uzaylıların da yeryüzünü istila edip kaynaklarını ele geçirdikten sonra terk edebileceği uyarısını yaptı. Hawking, bir yazısında tüm hayatı boyunca motor nöron rahatsızlığından mustarip olmasına rağmen, bu hastalığın kendisini çekici bir aileye sahip olmak ve başarıya ulaşmaktan alı koyamadığını dile getirdi ve umuda dair şunları söyledi: ”Bu da umudu kaybetmemeniz gerektiğini gösteriyor…”

Cambridge Üniversitesi matematik-fizik profesörü Stephen W. Hawking

STEPHEN HAWKING’İN DOKTORA TEZİNİ MİLYONLARCA KİŞİ OKUDU…

76 yaşında hayatını kaybeden ünlü İngiliz evrenbilimci ve fizik profesörü Stephen Hawking’in 2017 yılı Ekim ayında internette yayınlanan 1966 tarihki doktora tezi kamuya açıldığından beri milyonlarca kişi tarafından okundu. Cambridge Üniversitesi’nin tezi yayına koyduğu 23 Ekim tarihinde okulun internet sitesi çökmüştü. Hawking’in 1966’da yayımlanan ”Genişleyen evrenlerin özellikleri” adlı tezini 500 binden fazla kişi indirmeye çalıştı. Üniversiteden Dr. Arthur Smith, bu rakamların ”muazzam” olduğunu söyledi. Smith, Hawking’in doktora tezinin şimdiye kadar okulun yayımladığı araştırmalardan en çok okunanının olduğunu tahmin ettiğini söyledi.

Stephen W. Hawking’in belgedeki el yazısı.

Daha önce tezi okumak için tezin taranmış versiyonu için 65 sterlin ödemek ya da üniversitenin kütüphanesine gitmek gerekliydi. Cambridge Üniversitesi diğer eski akademisyenleri de yazdıklarını kamuya açmaları için teşvik ediyor.

‘YAPAY ZEKA’ İLE İLGİLİ ŞAŞIRTICI BİR KONUŞMA YAPMIŞTI…

Hawking, Cambridge’te bulunan Merkezin yapay zeka çalışmalarındaki katkılarını ”Çok disiplinli bir enstitü yapay zeka araştırmalarındaki gelişmelere bağlı olarak bazı açık uçlu sorulara cevap bulabilir” sözleriyle ifade etti. Tarih çalışmalarıyla çok vakit kaybedildiğini söyleyen Hawking, ”Yüzleşelim, tarih çoğu zaman ahmaklığın tarihidir. Yani insanların zekanın geleceği yerine tarih çalışmaları istenir” dedi. Dünyaca ünlü fizikçiye göre yapay zeka medeniyet tarihimizdeki en önemli buluş olabilir ve hayatımız her açıdan büyük bir dönüşüm geçirecek. Hawking: ”Aklımız yapay zeka ile güçlendirildiğinde neleri başarabileceğimizi bilemiyoruz. Belki bu yeni teknolojik devrimin araçlarıyla sanayileşme sonucu doğal yaşama verilen bazı zararları telafi edebiliriz. Ancak eminim sonuç olarak hastalık ve açlığı yok etmeyi hedefleyeceğiz” dedi.

Cambridge Üniversitesi matematik-fizik profesörü Stephen W. Hawking

‘YAPAY ZEKA’ İNSANLIĞIN SONU MU?

Yapay zeka çalışmalarıyla ilgili en büyük soru işaretlerinden biri ‘yapay zekanın insanlığın sonunu getirebileceği’ sorunu. İnsanın üstün bir zeka yaratırsa kendi yıkımının mimarı olabileceği riski tartışılıyor. Hawking bu sebeple yapay zeka çalışmalarınını faydalarını anlatmakla birlikte çoğu zaman temkinli yaklaşıyor. Ünlü fizikçi, yapay zekanın faydalarının yanı sıra çok güçlü otonom silahlar ya da baskı kurmada yeni yöntemler getirme tehlikelerinin olabileceğini söylüyor. Bize de bu tartışmalı ve sürekli yenilenen bilim dünyasını hayretle izlemek düşüyor…

Hazırlayan: Furkan Tutar

KAYNAKÇA:

BBC TÜRKÇE / STEPHEN HAWKING

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz