ASIRLIK BİR ÇINAR: HALDUN TANER

Türk öykü, tiyatro ve kabare yazarı Haldun Taner. (1915-1986)

Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım’, ‘Keşanlı Ali Destanı’ ve ‘Ayışığında Şamata’ gibi başyapıt eserlerin bulunduğu birçok tiyatro oyunu, öykü ve kitabın yazarlığını yapan, ölümünün üzerinden 32 yıl geçtikten sonra bile 103. doğum günü kutlanan, ölümsüz bir edebiyatçı, yazar, örnek, güzel bir insan Haldun Taner

Yazı yazmayı ilk kez uzun bir hastalık süresinde dört duvar arasında mahkûm olduğum zaman aklettim. Güzel bir avuntu olabilirdi” sözleriyle ifade eden öykücülüğün ve tiyatronun önemli isimlerinden Haldun Taner, sonraları yazarlık nedir sorusunu ise; “Bir hüsranın avuntusu. Bütün hüsranların avuntusu” diyerek cevaplıyor.

Türk öykü, tiyatro ve kabare yazarı Haldun Taner.

Yazdığı skeçlerle Edebiyat yaşamına gençlik yıllarında başlayan; ‘Töhmet’ adlı ilk öyküsü Yedigün dergisinde Haldun Yağcıoğlu takma adıyla yayınlanan Haldun Taner, New York Herald Tribune Gazetesi’nin 1953’te İstanbul’da düzenlediği öykü yarışmasında ‘Şişhaneye Yağmur Yağıyordu’ öyküsüyle birinci oluyor. Ve birkaç yıl sonra 1956’da Varlık Dergisi’nin araştırmasında yılın en beğenilen öykücüsü seçiliyor. Asistanlığı bırakıp Viyana’ya tiyatro bilimi eğitimi için gidiyor ve 1955 ila 1957 yılları arasında Max Reinhardt Tiyatro Akademisi’nde öğrenim görüyor, Viyana’daki bazı tiyatrolarda reji asistanı olarak çalışıyor. Haldun Taner, 1950’li yıllarda İstanbul Üniversitesi’nde Tiyatro Bilim dalının kurulması için çalışıyor, sonuç alamasa da yoğun uğraşlar veriyor; özellikle tiyatronun bir bilim dalı olduğunu ve üniversitelerde tiyatro bilimi eğitiminin verilmesi gerektiğini ilk kez dillendiriyor.

Klaus Barisch’in objektifinden Haldun Taner. (1973)

Tercüman Gazetesi’nde (1952-1960) köşe yazıları yazmayı ve oyun yazarlığını sürdüren yazar, 1957’de tekrar Türkiye’ye dönerek İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü’nde edebiyat ve sanat tarihi, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi ile İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde tiyatro tarihi dersleri veriyor. 1950’lerde oyun yazmaya başlayan sonrasında tiyatrodaki ilk eserlerinde dramatik türün başarılı örneklerini veren Haldun Taner, ardından epik tiyatro denemelerine girerek Türk Tiyatrosu’ndaki ilk epik tiyatro örneği olan ‘Keşanlı Ali Destanı’ adlı oyunu ile dünya çapında tanınıyor.

Türk öykü, tiyatro ve kabare yazarı Haldun Taner.

Keşanlı Ali Destanı, yurtdışında Almanya, İngiltere, Çekoslovakya, eski Yugoslavya’nın çeşitli kentlerinde oynanıp Atıf Yılmaz tarafından 1964 yılında sinemaya aktarılıyor. Sonraki dönemlerde konularını güncel olaylardan alan siyasal ve sosyal taşlamaların ağır bastığı oyunlar yazıyor. Epik tiyatro ve kabarenin alanında verdiği yapıtlar çağdaş Türk tiyatrosunun klasikleri oluyor. Eşsiz denilebilecek arı bir Türkçe kullanan Haldun Taner, Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının ve tiyatrosunun önde gelen yazarları arasına giriyor.

Haldun Taner kitaplarını imzalarken.

Devekuşu Kabare’yi (1967), Bizim Tiyatro’yu, Tef Kabare Tiyatrosu’nu kuruyor; Küçük Dergi’yi çıkarıyor. Milliyet’te devam ettiği Fıkra yazarlığının sonrasında 1973’ten itibaren öyküleri ve yazıları Yedigün, Ülkü, Yücel, Varlık, Küçük Dergi, Yeni İnsan dergilerinde de yayınlanıyor. Filmi de yapılan Kaçak (1955) ile Dağlar Delisi Ferhat (Lütfi Akad ve Orhan Kemal ile birlikte, 1957) adlı senaryoları sırasıyla Türk Film Dostları Derneği’nin senaryo ödülünü ve Basın-Yayın Senaryo Armağanı’nı kazanıyor.

Türk öykü, tiyatro ve kabare yazarı Haldun Taner.

Deneme, köşe yazısı, öykü, fıkra, senaryo gibi pek çok türde eserleri olan Haldun Taner, epik tiyatro ve kabare gibi yeni tür ve biçimlerin Türkiye’de gelişmesine öncülük etmiş, oyunlarında, karagöz ve ortaoyunu gibi geleneksel gösteri sanatlarından nasıl yararlanabileceğimize dair bir model olmuş, politik tiyatro alanında da farklı bir renk oluşturmuş önemli bir edebiyatçımız. Batı tiyatrosunun sorgulayıcı özünü popüler halk tiyatromuzun mizah yüklü biçemiyle buluşturmuş bir usta. Haldun Taner tiyatro sanatının, tüm tadını ‘oyun’ olma özelliğinden aldığının bilincindedir.

Haldun Taner vapurda kitap okurken.

Yazarlığının yanı sıra İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsünde ve Edebiyat Fakültesinde, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde edebiyat, sanat tarihi ve tiyatro dersleri veren Haldun Taner, Milliyet Gazetesi yazarlığı yaparken 7 Mayıs 1986’da İstanbul’da hayata veda etti. Adı, İstanbul Şehir Tiyatroları’nın Kadıköy’deki sahnesine verilerek de yaşatılmaya devam edilen edebiyatçının bütün eserlerini Bilgi Yayınevi, dizi halinde basmış. Milliyet gazetesi ise Haldun Taner anısına 1987’den beri her yıl Haldun Taner Öykü ödüllerini düzenliyor.

Hazırlayan: Hale Karaarslan
Düzenleyen: Furkan Tutar
Kaynak: INDIGO, ART FUL LIVING, SANAT ONLINE, ONEDIO

YORUM YAZ