8. SAYI İLE ‘DOSTLUK’ ÜZERİNE…

0

Fethi Gemuhluoğlu, kendisiyle tanışmak için gelen gençlere sorduğu belirli, güzel soruları vardır. Soruların klasiği ise aşk üzerinedir. ”Hiç aşık oldun mu?” cümlesi, hemen hepsi Anadolu’dan gelen bu gençlerin değişik tepkiler göstermesine sebep olmuştur. Kimisi kızarır bozarır, kimisi ”ne demek aşk, asla!” der, kimisi de mahcup mahcup ”evet” der. Evet, Fethi Gemuhluoğlu ‘Aşk Adamı’ ve ‘Gerçek Dost’ idi. Bizler de 8. sayımızda onun bu iki karakterini ele alarak, gençlere bir örnek teşkil etmesini istedik…

13 yaşında tek başına ‘Bir Adam Yaratmak’ı oynar…

Fethi Gemuhluoğlu’nun çocukluğu, Göztepe’de Merdivenköy muhitinde ehl-i hal kişilerle eski İstanbul efendilerinin son kalıntıları arasında geçer. Böyle bir aile ve çevre içinde yetişen Gemuhluoğlu, 13 yaşında Necip Fazıl’ın ‘Bir Adam Yaratmak’ adlı piyesini bir çatı katında tek başına oynamaya kalkar. Ailesi çok şaşırmıştır. O bu olayı tebessümle anlatarak, ”beni çıldırıyor sanmışlardı” der.

Sorgulayıcı kişilik…

Haydarpaşa Lisesini bitiren Fethi Gemuhluoğlu, Hukuk Fakültesi’ne başlar. Gençliğin faaliyetlerini düzenleyen müesseseler oluşmamıştır. Ancak bir kısım Anadolu genci resmi organizelerin başında gelen ‘Halk evleri’ dışında faaliyetlere girişir. Öğrenci yurtlarında bir araya gelebilen gençler teşkilatlanmaya gidemeseler de birlikte olmanın verdiği güçle bazı toplantılar, anma günleri tertip etmektedir. Gençler diğer yandan Halk evleri toplantılarına katılarak, konuşmacıları soru yağmuruna tutmaktadır. Eminönü Halk evinde Kopenhag’da düzenlenen Dünya Devleti Fikri Konferansı hakkında görüşlerini anlatan Ahmet Emin Yalman ve Hamdullah Suphi Tanrıöver beklemedikleri bir tepkiyle karşılaşırlar. Fethi Gemuhluoğlu heyecanla ve ellerini savurarak, ”Siz bir hafta önce milliyetçiliği şu şekilde tarif ediyordunuz. Din diyordunuz, dil diyordunuz, tarih diyordunuz, ülkü diyordunuz, vatan diyordunuz” diyerek, Kopenhag Konferansı sonrası Dünya Devleti Fikri’ni anlatan Hamdullah Suphi’yi terslemiştir.

Gençlik bir araya geliyor…

Anadolu gençlerinin bir araya geldiği yurt ve kahvehaneler, çok geçmeden fikir üretilen birer mektep havasına bürünür. Gençlerin zaman zaman bir araya geldiği yerlerin başında Beyazıt’taki Küllük Kahvehanesi vardır. 1946 yılında bir dernek kurulur, Türk Kültür Ocağı. Gemuhluoğlu, derneğin kuruluş aşamasına yetişememiştir. Çünkü Hukuk Fakültesi’ni bırakarak, askere gitmiştir. Askerlik sonrası ocak faaliyetlerinde aktif görevler alır. Daha sonra Türk Kültür Ocağı ile üç derneğin birleşmesiyle Milliyetçiler Derneği kurulur. Milliyetçiler Derneği’nin faaliyetleri etkili olmaktadır. Gemuhluoğlu’nun organizatör kişiliği öne çıkmakta, insanları ve müesseseleri kaynaştırmaktadır. Dönemin bütün gençlik faaliyetlerinde mitinglerde başı çekmektedir. Moskova Radyosu onu hedef göstermektedir. Ölümüne yakın bir zamana kadar Moskova Radyosu ve Bizim Radyo’nun sataşmaları sürecektir.

O bir insan sarrafıydı…

Fethi Gemuhluoğlu’nun mesleği insan yetiştirmek olmuştur. Öyleki, öğrencilik yıllarında başlayan bu meslek, bir ömür boyu sürecektir. İstanbul’un çeşitli liselerinde öğretmenlik ve İstanbul Spor ve Sergi Sarayı Müdürlüğü görevlerinde bulunurken, kozasını örmek, insan yetiştirmek imkanı bulacaktır. Küllük’te, Türk Kültür Ocağı’nda, Karadeniz Kırathanesi’nde, Milliyetçiler Derneği’nde, işyerinde veya evinde başlayan dostluk, gençlerin hayatına şekil verecek, onları can evinden yakalayacaktır.

Sohbet adamı Fethi Gemuhluoğlu…

Gemuhluoğlu, hemen her konuda karşısındakilerle saatlerce konuşabilecek malumata sahiptir. Bu bilgiyi cazip kılan onun dilidir, üslubudur, gönül adamlığıdır. Burada onun bir başka yönüyle karşılaşırız. O da güzel konuşma ve hitabet kudretidir. Osmanlı Türkçesini ve Anadolu Türkçesini çok iyi bilir. Her hangi bir meseleyi, bir gönül adamı üslubuyla, karşısındakini yormadan saatlerce anlatabilir. Yetiştiği çevrenin seçkin insanlarının etkisini, bunlardan Derviş Nafiz Efendi’nin Türkçesine hayran olduğunu nakletmiştir. O, iyiden, doğrudan, güzelden yana bir insandır. Tabii olarak çirkinliklerin karşısındadır. Türkiye’nin Muhtarı, yüreği yanık bir insandır. Ama bu acısını sabrın emrine vermiş, bütün gayretiyle sevdasını sürdürmüştür. Kendisiyle diyalog kuran bir çok solcu ve sağcı dostu da vardır, bunlar Gemuhluoğlu’nun cenazesine de gelirler. O, toplumu bütün kesimleriyle kavramayı başarmış bir insandır.

Ebedi dünyaya tebessümle gitmek…

Sağlıklı bir bünyeye sahip değildir Gemuhluoğlu. Küçüklüğünden beri bir takım hastalıklara yakalanmıştır. Ama son zamanlarda kalbi iyice yorulmuştur. Ölümüne yakın günlerinin sayılı olduğunu dostlarına söylemiş, vefat ettiği gece iki oğlu ve hanımını karşısına alarak tatlı tatlı vedalaşmıştır. 5 Ekim 1977 Çarşamba günü vefat etmiştir. Ertesi gün Fatih Camii avlusunda bakan, milletvekili, vali, komutan, profesör, şair, yazar, gazeteci, din görevlisi ve tabii yetiştirdiği genç kadrolar kendisini yolcu etmiştir. 6 Ekim 1977 Perşembe günü Sahray-ı Cedit Mezarlığı’ndaki kabrine gömülür. O ölümü şu sözlerle karşılar: ”Ölüm ne mutluluk benim için. Çünkü çocukluğumda yüz paraya alıp uçurduğum kuşlarım, cennetin kapısında beni bekliyorlar. Onların yanına gitmek, ne güzel şey.”

Fethi Gemuhluoğlu için söylenenler…

Necip Fazıl Kısakürek: ”Fikiɾ ve ςile biɾliği kökünde yekpâɾeleştiğimiz büyük ve sevgili dostum Fethi Gemuhluoğlu.”

Nuri Pakdil: ”İnsanın elinden tutuyoɾ, adetâ çağa çıkaɾtaɾak yüɾüyüşe alıştıɾıyoɾdu. İnsan; aɾttığını, çoğaldığını duyumsuyoɾdu O’nun yanında.”

Cahit Zarifoğlu: ”Tek başına adetâ biɾ okuldu.”

İsmet Özel: ”Bize kendi kuşağı iςinde en sağlam ςizgiyi aktaɾabilenleɾden biɾiydi.”

Ahmet Kabaklı: ”Göɾünen hizmetleɾin değil, göɾünmeyen himmetleɾin adamı idi.”

Özdemir Asaf: ”Fethi Gemuhluoğlu; aynı çağɾılaɾ iςindeyiz.”

Akif İnan: ”Kelamın en zaɾifini, edebin en kâmilini, siyasetin en feɾasetlisini, edebiyatın en muhtevalısının onun aziz vaɾlığında eɾimiş buluɾduk. O, biɾ uygaɾlığın temsilcisiydi.”

Nabi Avcı: ”Süɾgünde kuɾulmuş biɾ Osmanlı divânı gibiydi.”

Hilmi Yavuz: ”Sözle semâ yaρıyoɾdu.”

Rasim Özdenören: ”Onun sohbetleɾinde, hem fikiɾleɾle donanıɾ, hem eɾmiş biɾ adam halini yaşaɾ, hem dava bilincinizin keskinleştiğini hissedeɾdiniz.”

Ergun Göze: ”O, insan mühendisi idi.”

Erdem Bayazıt: ”Biɾ nesle ağabey olan Fethi Gemuhluoğlu, en bunalımlı anlaɾda yanı başımızda.”

Fethi Gemuhluoğlu’na ait bazı fotoğraflar…

Hazırlayan: Mekan Dergi

Bizi Takip Edin;

instagram.com/mekandergi
facebook.com/mekandergi
twitter.com/mekandergi

NOT: 8. Sayımızı Instagram sayfamızdan online olarak sipariş verebilirsiniz.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz